İçeriğe geç

İşi olmayana ne denir ?

İşi Olmayana Ne Denir?

Bazen hayat, aniden seni terk eder gibi hisseder. Her şeyin yavaşça seni terk edişiyle, geriye ne kaldığını sorarsın. Yaşadığın her bir anı, yaşadığın her bir sorunu en derin şekilde içine çekersin. Her şeyin sana ait olduğunu düşünürken, bir gün gelir, en değerli şeyinin kaybolduğunu anlarsın: işin. İşsiz kalmanın verdiği o boşluk hissi, bedensel bir acı gibi sarmaya başlar seni. Kendini kaybolmuş hissedersin, bir zamanlar her şeyin doğru olduğunu düşündüğün dünyanda.

Ve o zaman, “İşi olmayana ne denir?” sorusunu kendine sorarsın.

Bir Sabah, Bir Yolculuk

Kayseri’nin sabahları, hep huzurludur. Hava soğuk, ama bir o kadar da taze. O sabah, benim için de her şey çok normaldi. Sabah işe gitmek için hazırlanıp evden çıktım, ama bir şey eksikti. Havadar sokaklarda yürürken bir anlık bir düşünce geçti aklımdan: “Ya işim yoksa?” Her zaman kendime o kadar güveniyordum ki; her gün koşuşturduğum, insanlar ve olaylarla çarpıştığım o hayatın ortasında bir anda kaybolmuş hissettim.

İlk işsiz kaldığım zamanı hatırladım. O gün iş yerimde büyük bir kavga çıkmıştı. Müdürümle tartıştım, haklıydım. Ama haklı olmak bazen bir işe yaramıyor. “Bundan sonra burada çalışamayacaksın,” dedi. Sonra o cümle sarıldı, boğazımı sıktı. O an, zamanın ne kadar hızlı geçtiğini fark ettim. Birden, her şeyden elimi ayağımı çektim. Sadece orada değil, hayatımda da birçok şeyi kaybettim.

İşte o gün, işe gidişlerimin son günüydü.

Kaybolan Zaman

Evde saatlerimi nasıl geçireceğimi düşündüm. Sabah kahvemi içerken, birden dışarıdaki dünyaya karşı hissettiğim o yabancı duyguyu fark ettim. Her şey bana yabancı gelmeye başlamıştı. Hava, insanlar, sokaklar… Zaman, sanki akıp gitmişti ve ben sadece onu izleyen bir izleyici gibi kalmıştım.

O dönem kaybolan zamanlarımı düşündüm. O kadar alışmışım ki çalışmaya, uğraşmaya… Her şeyin anlamı vardı. Ne yapıyorsam bir amaca hizmet ediyordu. Ama şimdi hiçbir amacım yoktu. Ne için çalıştığımı, neye odaklandığımı, hatta ne düşündüğümü bile unuttum.

Bir gün, Kayseri’nin meşhur Saat Kulesi’nin önünde, geçen insanları izlerken, bir an için dondum. Herkes bir yere gidiyordu, hep bir şeyler peşindeydi. Ama ben… Benim hiçbir yerim yoktu. Hedefim yoktu. O zaman sormaya başladım, “İşi olmayana ne denir?”

Hayal Kırıklığı ve Umut

Bir süre daha bu boşlukta sürüklendim. Her gün kahvemi içerken, eski günleri, eski işleri düşündüm. O zamanlar da zorluklar vardı, ama en azından bir amacım vardı. O boşluk, gittikçe daha fazla içimi kaplamaya başladı. Ama sonra bir gün, bir arkadaşımla bir kafede otururken bana dediği şey değişti her şeyi:

“Ne olacak ki? Bir iş bulman mı gerek? Sana bir sürü yol var, hâlâ gençsin. Eğer şimdi kaybolduysan, bu seni bir sonraki büyük şey için hazırlıyordur. Belki o, senin şansın.”

İçimde bir şeyler kıpırdamaya başladı. Hayatımda bir dönüm noktasına gelmiştim. Bir yanda hayal kırıklığım vardı, ama diğer tarafta çok daha güçlü bir umut hissettim. Her şeyin geride kalmış olduğunu düşündüğüm anda, aslında yolculuğumun yeni başladığını fark ettim.

Yeniden Başlamak

O gün, bir iş başvurusunda bulunmak yerine, kendi içimdeki boşluğu anlamaya karar verdim. Bir gün bir işim olacak belki de olmayacak. Ama ben, şu an yaptığım şeyle de bir anlam bulabilirim. Hayatta bazen her şeyin sırası vardır. Bir yerden başlaman gerekir. O sıralarda, kaybolmuş hissettiğim o hayatımda, yeniden bulabileceğimi fark ettim.

Hayat, aslında hiç de hep aynı yolda gitmiyor. O an, bir işin yoksa, bir yerin yoksa diye üzülmene gerek yok. Çünkü bazen bir boşluk, seni başka bir yola yönlendirebilir. Yalnızca onu fark etmek gerekir.

Sonuç

“İşi olmayana ne denir?” sorusunu düşünmeye devam ettim. O kadar çok cevabı vardı ki… Belki de o sorunun cevabı, sadece şu anki boşlukta saklıydı. Bir işin yoksa, seni tanımlayan şey bir iş değil. Aslında o boşluk, seni bir sonraki adımın için hazırlıyordu.

Belki de kimse “işi olmayana” bir şey dememelidir. Çünkü her insanın kendi yolculuğu vardır. Kimse, senin yerinde olamaz. O yüzden, her şeyin bittiğini düşündüğünde, aslında her şeyin başladığı yerdesin.

O sabah Kayseri’nin o huzurlu sokağında yürürken fark ettiğim bir şey vardı: Yaşamak, bir işte çalışmak ya da bir yere ait olmakla ilgili değil, kendini bulmakla ilgili bir şeydir. Kimseye işin yoksa “boşuna yaşıyorsun” denilemez. Hepimizin hayatı, bambaşka bir yolda ilerliyor. Bir noktada durmak, kaybolmak, yenilenmek; bunların hepsi hayatın parçası.

Ve bir gün, o işin ne kadar önemli olduğunu unuttuğunda, “işi olmayana ne denir?” sorusunun cevabını bulduğunda, sen, hayatına yeniden başlamak üzere olacaksın.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort deneme bonusu veren siteler
Sitemap
grandoperabet yeni girişTürkçe Forum