Vladimir Tumanov Kaç Yaşında? Felsefi Bir Bakış Açısıyla Zamanın Doğası ve İnsan Kimliği Zaman, belki de insan düşüncesinin en karmaşık ve üzerinde en çok düşünülen olgularından biridir. Filozoflar, tarih boyunca zamanın doğasını sorgulamış, onu hem somut bir deneyim hem de soyut bir kavram olarak ele almışlardır. Zamanın akışını, varlık ve kimlik anlayışımızı şekillendiren temel bir etmen olarak görmek, insanın varoluşsal sorgulamalarını derinleştirir. Bugün “Vladimir Tumanov kaç yaşında?” sorusu etrafında şekillenen bir felsefi tartışma, zamanın, etik, epistemoloji ve ontoloji gibi derin felsefi kavramlarla nasıl iç içe geçtiğini anlamamıza olanak tanıyacaktır. Vladimir Tumanov Kaç Yaşında? Zamanın Epistemolojik ve Ontolojik Sorgulaması Zaman, her…
Yorum BırakKeyifli Okumalar Yazılar
Süpürge Almak Ne Anlama Gelir? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Kelimelerin Gücü ve Anlatıların Dönüştürücü Etkisi Edebiyat, yalnızca kelimelerle kurulan bir dünyadır. Her bir kelime, içinde bir anlam saklar, bir imgeler evrenine kapı aralar ve insan ruhuna dokunur. Edebiyatçılar olarak bizler, kelimeleri sadece anlamlarıyla değil, çağrıştırdıkları duygu ve imgelerle de değerlendiririz. Her kelime bir hikaye, her anlatı bir evren yaratır. İşte tam bu noktada, basit gibi görünen bir eylem ya da nesne, bir süpürge almak, edebiyatın derinliğinde farklı bir anlam kazanabilir. Bugün, “süpürge almak” ifadesinin edebiyat içindeki yansımasına göz atacağız. Süpürge, bir temizlik aracı olarak gündelik yaşamda karşımıza çıksa da, edebiyatın…
Yorum BırakBenân Nedir? Küresel ve Yerel Açılardan Bir Bakış Türkiye’de ve Dünyada Benân Anlayışı Bursa’daki iş yerimde öğle yemeğinde, bir arkadaşımın sohbet sırasında kullandığı kelimelerden biri dikkatimi çekti. Konu biraz daha felsefi bir zeminde ilerliyordu ve “Benân” kelimesi geçince, doğal olarak ne demek olduğunu sordum. Bunu sormak, aslında merakımın bir yansımasıydı. Çünkü hayatın bazen en temel soruları, en beklenmedik anlarda karşımıza çıkabiliyor. Herkesin bildiği gibi, kelimeler ve ifadeler zaman içinde değişir, anlam katmanları eklenir. “Benân” kelimesi de işte tam böyle bir kelime. Ancak bu kelimenin dünya çapındaki anlamı, kültürlere göre değişebilir. Türkiye’de bir anlamı varken, başka ülkelerde, özellikle Arap kültürlerinde ve…
Yorum BırakZüleyha’nın Gerçek Kocası Kim? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir İnceleme İstanbul, sabah trafiği… Yavaşça ilerleyen minibüste, insanların bir yandan işlerine yetişmeye çalışırken, bir yandan da telefonda neşeyle sohbet ettiklerine tanık oldum. Kadınlar, erkekler, gençler, yaşlılar… Herkes farklı hayatlara sahip, ama bir ortak nokta var: Züleyha. Evet, belki de siz de sokakta birinin ağzından Züleyha’nın adını duydunuz. Sonuçta Züleyha’nın hikâyesi, toplumda her geçen gün daha çok konuşuluyor. Ancak en çok tartışılan soru şu: Züleyha’nın gerçek kocası kim? Bu soruya sadece tarihsel bir bakışla değil, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet perspektifinden de yaklaşmamız gerektiğini düşünüyorum. Züleyha’nın Hikayesi: Gerçek…
Yorum BırakBir sağlık raporunda “troponin yüksekliği” gördüğünüzde, aklınıza genellikle kalp krizi veya kardiyak stres gelir. Peki bu biyomedikal terim, nefes darlığı yapar mı? Bu soruyu siyaset biliminin kavramsal araçlarıyla düşünmek ilk bakışta tuhaf olabilir. Ama güç ilişkileri, kurumlar, ideolojiler, yurttaşlık ve demokrasi bağlamında baktığımızda, tıbbî bilgiyle toplumsal düzen arasındaki bağ bize yeni bir bakış sunar. Bu yazı, bireysel sağlık semptomu olarak troponin yüksekliğinin nefes darlığıyla ilişkisini tartışırken, aynı zamanda bu tür tıbbî söylemlerin nasıl siyasallaştığını, kamu politikalarının bunları nasıl şekillendirdiğini sorgulayacak. Troponin Yüksekliği ve Nefes Darlığı: Biyomedikal Bir Okuma Troponin, kalp kası hücrelerinden kana salınan bir protein grubudur. Kanda yüksek troponin…
Yorum BırakSimbiyoz Nedir? Ekonomi Perspektifinden Derinlemesine Bir İnceleme Hayatın her alanında, belki de en çok üzerinde durulması gereken temel kavramlardan biri, kaynakların kıtlığı ve bu kaynakların nasıl daha verimli kullanılacağı meselesidir. İnsanın hayatta kalma, gelişme ve refah düzeyini artırma çabaları çoğu zaman seçimler yapmasını gerektirir. Ekonominin en temel sorularından biri de, bu kıt kaynakları nasıl daha etkin bir şekilde kullanabileceğimizdir. Ancak, bu kaynaklar sadece bireysel fayda sağlamak için kullanılmaz; bazen farklı taraflar birbirlerinden faydalanarak ortak bir kazanç yaratırlar. İşte burada devreye “simbiyoz” girer. Ekonomik bağlamda sembiyoz, bir tür karşılıklı fayda sağlama ilişkisidir. Peki, sembiyoz nedir ve bu kavram ekonomiye nasıl entegre…
Yorum BırakKabiliyet Anlamlısı Nedir? Hayatın karmaşası içinde sıkça karşılaştığımız bir kavramdır “kabiliyet.” Kendimize ya da çevremizdekilere sıkça bu terimi atfederiz; “O kadar büyük bir kabiliyeti var ki…” ya da “Bunun da kabiliyeti yok.” Peki, aslında kabiliyet ne anlama gelir? “Kabiliyet anlamlısı nedir?” sorusu bizi, hem dilsel hem de felsefi bir yolculuğa çıkarıyor. Birçok insan, “kabiliyet”i, sahip olduğumuz doğal becerilerle karıştırabilir; ancak bu kavram daha derin bir anlam taşır. Bizler için iş hayatında, eğitimde ya da sosyal yaşamda nasıl şekillendiği, bu kavramı daha iyi anlamamıza olanak tanır. Gerçekten de sadece “doğuştan gelen yetenekler” midir kabiliyet? Yoksa zaman içinde gelişen beceriler de bu…
Yorum BırakKil Nasıl Yok Olur? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Açısından Bir Bakış İstanbul’da yaşıyorum ve her gün sokakta, toplu taşımada ya da işyerimde gözlemlediğim küçük detaylar, bazen büyük toplumsal meselelerin yansıması oluyor. “Kil nasıl yok olur?” sorusu, başta bir beden algısı meselesi gibi görünebilir. Ancak, bu soru aslında toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi derin meselelerle de doğrudan ilişkili. Bizim “kil”le ilgili görüşlerimiz, çoğu zaman hangi cinsiyetten, hangi ırktan ya da hangi sosyo-ekonomik sınıftan geldiğimizle şekilleniyor. İstanbul’daki bir sabah yolculuğumdan bir örnekle başlamak istiyorum. Toplu taşımada, yanında vücut hatlarını çok fazla belli eden kıyafetler giymiş, taze makyaj yapmış…
Yorum BırakAslan Hangi Dilde? Geleceğe Dair Bir Vizyon “Aslan hangi dilde?” sorusu, belki de şu anda gündelik hayatımızda fazlasıyla absürt bir soru gibi gelebilir. Ancak, geleceğe dair düşündüğümde bu sorunun aslında çok daha derin ve anlamlı bir hal aldığını fark ediyorum. Teknolojinin hızla geliştiği ve globalleşmenin hız kesmediği bir dünyada, dillerin gelecekte nasıl bir rol oynayacağını, bizi nasıl etkileyebileceğini merak etmeye başlıyorum. Bunu sadece dilbilimsel bir soru olarak değil, gelecekteki iş yaşamımızı, ilişkilerimizi ve hatta toplumsal yapımızı nasıl şekillendirebileceğini sorgulayan bir soruya dönüştürüyorum. Peki, 5-10 yıl sonra “Aslan hangi dilde?” sorusu hayatımızı nasıl etkileyebilir? Gelin, bu soruyu biraz daha derinlemesine inceleyelim.…
Yorum BırakKöpük Helva: Eğitimde Tatlı Bir Dönüşüm Öğrenmenin gücü, insanlık tarihindeki en eski ve en evrensel olgulardan biridir. Her yeni bilgi, öğrendiğimiz her beceri, dünyayı daha iyi anlama ve şekillendirme yolunda atılan bir adımdır. Eğitim, her zaman sadece bir bilgi aktarım süreci olmamıştır. Eğitimin, bireylerin dünyayı nasıl gördüklerini ve onunla nasıl etkileşime girdiklerini değiştiren bir dönüşüm gücü olduğuna inanıyorum. Ancak bu dönüşüm, yalnızca doğru pedagojik yöntemlerle mümkün olabilir. Hepimiz farklı şekillerde öğreniriz; bir kısmımız duyarak, bir kısmımız görerek, bir kısmımız ise yaparak. Peki, bu çeşitlilik içinde hangi yöntemler daha etkili? Teknolojinin etkisi ne kadar büyük ve pedagojik anlayışların toplumsal bir yansıması…
Yorum Bırak